BELEDİYE MECLİSİNDE ÜSLUP TARTIŞMASI

Aliağa Belediye Meclisi Ocak Ayı Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Serkan Acar’ın yönetiminde gerçekleştirildi.

Reklam
BELEDİYE MECLİSİNDE ÜSLUP TARTIŞMASI
07 Ocak 2026 - 15:18 - Güncelleme: 08 Ocak 2026 - 04:36
Reklam

Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, 2026 yılı içerisinde yapılacak olan meclis toplantılarının her ayın ilk salı günü saat 18.00'de yapılması, toplantıların kayıt altına alınarak canlı yayınlanması,zabıta memurlarının maktu mesai ücretlerinin yasada belirtilen tavan fiyattan belirlenmesi,meclis üyelerinin huzur hakkı ücreti ile başkan yardımcılarının ödeneğinin yasada belirtilen rakam üzerinden belirlenmesi, Trabzon Şalpazarı Belediyesi ile Aliağa Belediyesi’nin kardeş belediye olması, Aigai Kazılarına verilen belediye desteğinin 100 bin liraya çıkarılması,Veteriner İşleri Müdürü kadrosu ile Afet ve Risk Yönetimi Müdürü kadrosu ihdas edilmesi ve müdürlüğün kurulması hususları oybirliğiyle kabul edildi.

Denetim Komisyonu Üyeleri Belirlendi
Toplantıda,Denetim Komisyonuna ise yapılan gizli oylamayla CHP'den Murat Arcak, Doğanşah Aydın ile Verda Arpacı,Cumhur ittifakından ise Uğur Tural ve Sezgin Holat seçildi.

Toplantının dilek ve temenniler bölümünde söz alan CHP Grubu, geçen ay yapılan toplantıda Ak Partili Meclis Üyesi Uğur Tural'ın cezaevinde tutuklu bulunan CHP'li Belediye başkanlarına atfen sarfettiği “çalmasalardı kardeşim” ifadesine tepki göstererek, yargı kararı olmadan suç isnadı yapılamayacağını vurguladı ve meclis kürsüsünde hukukun üstünlüğü çağrısı yaptı.

Yazılı yapılan açıklamada, Aliağa Belediye Meclisi’nin görevinin siyasi yargılarda bulunmak değil, kente hizmet etmek olduğu ifade edilerek, tüm meclis üyeleri sorumlu ve yapıcı bir üsluba davet edildi.. ⤵️

“Sayın Başkan, değerli meclis üyeleri,
Aralık ayı Meclis toplantısında, AK Parti Meclis Üyesi Sn. Uğur Tural’ın, bazı belediye başkanları ve bürokratlar hakkında sarf ettiği ‘çalmasalardı kardeşim’ sözünü üzüntüyle karşıladığımızı belirtmek istiyoruz.
Biz hukuk devletinde yaşıyoruz. Yargı süreci tamamlanmadan hiç kimseye ‘suçlu’ diyemeyiz. Meclis kürsüsü, kişilere yönelik yaftalamaların değil, hukukun üstünlüğünün esas alınacağı bir yer olmalıdır.
Fakat madem konu kamu zararı ve yolsuzluk gibi büyük kavramlara geldi, o zaman bu ülkede son yirmi yılda yaşanan bazı uygulamaları da hatırlatmak gerekir.
Bugün Türkiye’de en çok tartışılan siyasi-ekonomik konular, herhangi bir belediyeden değil, AK Parti iktidarları döneminde uygulanan yap-işlet-devret ve kamu-özel işbirliği projelerinden, garanti ödemelerinden ve özelleştirmelerden kaynaklanmıştır.
Şehir hastanelerinden köprülere, otoyollardan havalimanlarına kadar birçok projede, devlet kasasından yıllarca sürecek milyarlarca dolarlık garanti ödemeleri yapılmaktadır.
Bazı projelerin maliyetleri ile kamuya olan yükü, bugün Sayıştay raporlarında ve ekonomi uzmanlarının çalışmalarında en çok eleştirilen konular arasındadır.
Özelleştirme adı altında, kamunun onlarca yıl emekle kurduğu stratejik kuruluşlar elden çıkarılmış; gelirleri, toplumun ortak faydasına değil belirli çevrelere aktarılmıştır.
Sayıştay raporları yıllarca, kamu kaynaklarının şeffaf olmayan biçimde kullanıldığına, denetimin zayıflatıldığına ve kamu zararına yol açan uygulamalara dikkat çekmiştir.
Dolayısıyla, ‘çalmak’ gibi ağır bir kavram bu kadar kolay ve seçici biçimde kullanılacaksa, önce devlet bütçesini esasen kimlerin nasıl yönettiğine bakmak gerekir.
Ancak biz CHP Grubu olarak, kim olursa olsun—belediye başkanı, bakan, bürokrat ya da herhangi bir yurttaş—adaleti, hukuku ve bağımsız yargıyı savunuruz. Bizim ilkemiz bellidir:
Suç varsa yargı karar verir; siyasetçiler değil. Kamu zararı varsa denetim mekanizmaları ortaya çıkarır; önyargılar değil.
Bu meclisin görevi, Türkiye’nin tüm davalarını hükme bağlamak değil, Aliağa’ya hizmet etmektir. Üslubumuzu da buna uygun belirlemek hepimizin sorumluluğudur.
Teşekkür ederiz.”

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum