ANAHTAR PARTİ YÖNETİCİSİ ONUR DEMİR'DEN MENEMEN'DEKİ TOKİ PROJESİNE TEPKİ
İzmir'in Menemen İlçesi Doğaköy'de yapılacak tartışmalı 6 etaplık projenin 3'üncü etabının ihale süreci sonuçlandı. 790 konutluk ihaleyi, Sigma inşaat ve turizm ve İBM inşaat 2 milyar 117 milyon 800 TL bedelle aldı.
18 Şubat 2026 - 17:32 - Güncelleme: 18 Şubat 2026 - 17:54
İhalenin sonuçlandığı dakikalarda açıklama yapan Anahtar Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı ve Çevre,Şehircilik,Afet ve Su Politikaları Başkanı Onur Demir "Biz konuta karşı değiliz.
Biz yanlış yere konut yapılmasına karşıyız.Çünkü şehircilik sadece bina yapmak değildir.Şehircilik; toprağı, suyu, tarihi ve insanı birlikte koruyarak doğru yer seçmektir.Menemen Doğaköy’de planlanan toplu konut projesi;ÇED kararı, ihale süreçleri ve alanın fiziksel özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, şehircilik bilimi açısından ciddi soru işaretleri barındırmaktadır." diyerek şu görüşleri dile getirdi:
YER SEÇİMİ BİLİMSEL DEĞİL
1.derece arkeolojik sit alanı hukuken en sıkı koruma statüsüdür.Bu alanlarda kazı, dolgu ve yapılaşma ancak bilimsel çalışmalar ve kurul kararlarıyla mümkündür.Bu ölçekte bir konut projesinin sit alanıyla çakışması,koruma ilkesinin değil kullanma baskısının öne çıktığını göstermektedir.Tarih beton altında korunmaz.Bir kentin hafızası yok edilirse geri gelmez.
ALÜVYAL ZEMİNDE YOĞUN YERLEŞİM AFET RİSKİDİR
Menemen Ovası;
• Genç alüvyon zeminlerden oluşur.
• Yer altı su seviyesi değişkendir.
• Taşıma gücü heterojendir.
Bu zeminlerde yoğun yapılaşma;
• Oturma farklılıklarını artırır.
• Sıvılaşma hassasiyetini büyütür.
• Drenaj ve su baskını riskini tetikler.
Afet yönetiminde en pahalı hata yanlış yer seçimidir.Bu hata inşaatta değil, depremde ve selde ortaya çıkar.
MERA VE TARIM ALANININ KAYBI STRATEJİK SORUNDUR
Mera sadece otlak değildir.Hayvancılığın güvencesi, yerel gıdanın kaynağı ve kırsal ekonominin sigortasıdır.Mera yok edilirse yalnızca çevre değil,üretim ve gıda güvenliği de zarar görür.Şehircilik köyü yok ederek değil,üretimi koruyarak yapılır.
SU VE TAŞKIN RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ
Ova bölgelerinde büyük yerleşimler;
• Yüzey akışını artırır.
• Doğal su tutma alanlarını azaltır.
• Taşkın riskini yerleşime taşır.
Doğal su sistemleri yok edilirse,su kendi yolunu bulur ve o yol çoğu zaman şehir olur.Şehircilik suya karşı değil,suyla birlikte plan yapılmasını gerektirir.
SONUÇ OLARAK;
Biz karşı çıkmak için değil, doğruyu savunmak için konuşuyoruz.Anahtar Parti olarak diyoruz ki:Tarih yok edilerek şehir kurulmaz.Mera yok edilerek kalkınma sağlanmaz.Alüvyal zeminde plansız yoğunluk güvenlik üretmez.Şehircilik bilimdir, ihale takvimi değildir.
Doğaköy’de yapılması gereken;Alanının bilimsel olarak yeniden değerlendirilmesi,sit–zemin–su–mera verilerinin birlikte analiz edilmesi ve alternatif yer seçiminin kamuoyuna açıklanmasıdır.Biz konuta karşı değiliz.Biz yanlış yere konut yapılmasına karşıyız.Çünkü şehir betonla değil, akılla kurulur.Toprak korunursa şehir yaşar.Tarih korunursa millet yaşar.Doğru yer, doğru plan, doğru gelecek istiyoruz.
Biz yanlış yere konut yapılmasına karşıyız.Çünkü şehircilik sadece bina yapmak değildir.Şehircilik; toprağı, suyu, tarihi ve insanı birlikte koruyarak doğru yer seçmektir.Menemen Doğaköy’de planlanan toplu konut projesi;ÇED kararı, ihale süreçleri ve alanın fiziksel özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, şehircilik bilimi açısından ciddi soru işaretleri barındırmaktadır." diyerek şu görüşleri dile getirdi:
YER SEÇİMİ BİLİMSEL DEĞİL
1.derece arkeolojik sit alanı hukuken en sıkı koruma statüsüdür.Bu alanlarda kazı, dolgu ve yapılaşma ancak bilimsel çalışmalar ve kurul kararlarıyla mümkündür.Bu ölçekte bir konut projesinin sit alanıyla çakışması,koruma ilkesinin değil kullanma baskısının öne çıktığını göstermektedir.Tarih beton altında korunmaz.Bir kentin hafızası yok edilirse geri gelmez.
ALÜVYAL ZEMİNDE YOĞUN YERLEŞİM AFET RİSKİDİR
Menemen Ovası;
• Genç alüvyon zeminlerden oluşur.
• Yer altı su seviyesi değişkendir.
• Taşıma gücü heterojendir.
Bu zeminlerde yoğun yapılaşma;
• Oturma farklılıklarını artırır.
• Sıvılaşma hassasiyetini büyütür.
• Drenaj ve su baskını riskini tetikler.
Afet yönetiminde en pahalı hata yanlış yer seçimidir.Bu hata inşaatta değil, depremde ve selde ortaya çıkar.
MERA VE TARIM ALANININ KAYBI STRATEJİK SORUNDUR
Mera sadece otlak değildir.Hayvancılığın güvencesi, yerel gıdanın kaynağı ve kırsal ekonominin sigortasıdır.Mera yok edilirse yalnızca çevre değil,üretim ve gıda güvenliği de zarar görür.Şehircilik köyü yok ederek değil,üretimi koruyarak yapılır.
SU VE TAŞKIN RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ
Ova bölgelerinde büyük yerleşimler;
• Yüzey akışını artırır.
• Doğal su tutma alanlarını azaltır.
• Taşkın riskini yerleşime taşır.
Doğal su sistemleri yok edilirse,su kendi yolunu bulur ve o yol çoğu zaman şehir olur.Şehircilik suya karşı değil,suyla birlikte plan yapılmasını gerektirir.
SONUÇ OLARAK;
Biz karşı çıkmak için değil, doğruyu savunmak için konuşuyoruz.Anahtar Parti olarak diyoruz ki:Tarih yok edilerek şehir kurulmaz.Mera yok edilerek kalkınma sağlanmaz.Alüvyal zeminde plansız yoğunluk güvenlik üretmez.Şehircilik bilimdir, ihale takvimi değildir.
Doğaköy’de yapılması gereken;Alanının bilimsel olarak yeniden değerlendirilmesi,sit–zemin–su–mera verilerinin birlikte analiz edilmesi ve alternatif yer seçiminin kamuoyuna açıklanmasıdır.Biz konuta karşı değiliz.Biz yanlış yere konut yapılmasına karşıyız.Çünkü şehir betonla değil, akılla kurulur.Toprak korunursa şehir yaşar.Tarih korunursa millet yaşar.Doğru yer, doğru plan, doğru gelecek istiyoruz.






FACEBOOK YORUMLAR