ASBESTLİ GEMİNİN ALİAĞA'YA GELMEMESİ İÇİN ÇEVRE ÖRGÜTLERİ BİLDİRİ DAĞITTI

600 ton asbest içerdiği ve söküm için Aliağa'ya geleceği söylenen Brezilya'nın Savaş Gemisi Sao Paulo'ya tepkiler sürüyor.

600 ton asbest içerdiği ve söküm için aliağa’ya geleceği söylenen Brezilya’nın Savaş Gemisi Sao Paulo’ya tepkiler sürüyor. Bakırçay bölgesinde çalışma yürüten ve aralarında Aliağa Çevre Platformu ALÇEP’in de olduğu EGEÇEP, FOÇEP, FOÇA FORUM VE YENİFOÇA FORUM , hazırladıkları ortak bildiriyi Aliağa sokaklarında vatandaşlara dağıtarak geminin gelmemesi için imza topladılar.
Çevre örgütlerinin yaptığı ortak açıklamada da şu ifadeler yer aldı:
Bu kent, bu hayat bizim
Zehir solumak istemiyoruz

Evet zehir solumak istemiyoruz. Çünkü hayatı seviyoruz. Çünkü gelecek kuşaklara yaşanabilir bir Aliağa bırakmayı hedefliyoruz.

Bir kente kıymak mümkün mü? Bu sorunun yanıtını arayanlar karşı karşıya kaldığımız çevre kirliliğine, doğal hayatın göz göre göre katledilmesine bakabilirler.

Evet Aliağa’ya kıyılıyor; Aliağa’nın geleceği karartılmak isteniyor.

Kamuoyuna yansıdı: Brezilya donanmasına ait Sao Paulo isimli uçak gemisi Aliağa’da sökülecek. Bunun anlamı açık. Uçak gemisi 600 tondan fazla asbest içeriyor. Bunu yanı sıra gemide ağır metaller ve ağır yağlar, poliklorürler, kurşun ve benzeri kimyasallar olduğu biliniyor.

Denizi, havayı, doğal olarak insan hayatını doğrudan etkileyecek tonlarca malzeme Aliağa’da bulunan gemi söküm tersanesinde sökülecek.

Bunun anlamı açık: Zehir soluyacağız.

Asıl şu sorunun önemli olduğunu düşünüyoruz: Asbest içeren araçların sökümü için neden Türkiye gibi ülkeler seçiliyor?

Çünkü Türkiye gibi ülkelerde asbest söküm mevzuatı, gelişmiş kapitalist ülkelere göre daha fazla zafiyet içeriyor. Tersaneler asbest temizlemenin doğuracağı riski azaltacak önlemleri maliyet artırıcı unsur olarak görüyor ve mevzuat buna uygun düzenleniyor. Ne yazık ki bizim gibi ülkeler düşük maliyet nedeniyle tercih ediliyor. Bu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sağlığını, hayatını hiçe saymaktır. İşte bunu kabul etmemiz mümkün değildir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından insan sağlığına, doğaya önlenemez derecede zarar veren ve bu nedenle pek çok ülke tarafından kullanımı yasaklanan asbestli araçların söküm işlemi gelişmiş kapitalist ülkelerde yapılmıyor. Onlar doğasına, hayatına, vatandaşlarının sağlığına değer veriyor. Peki biz?

Şimdi Aliağa 600 ton asbeste maruz kalacak. Mevcut fabrika ve işletmeler nedeniyle hava kirliliği tehlikesi altındaki Aliağa daha köklü ve telafi edilmesi mümkün olmayan bir tehlikeyle karşı karşıya bulunmaktadır.

Bu ilk değil. Ancak biz istersek son olabilir. Daha önce 2007’de ve 2015’te benzer girişimler olmuş, Aliağalıların tepkisi ve hukuki mücadelesi sonucunda risk azaltılmıştı.

Yine bizlere görev düşüyor. Sao Paulo gemisinin Aliağa’da sökülmesini, asbestin tersanelerimizde temizlenmesini istemiyoruz. Avrupa’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin Aliağa’ya zehir deposu muamelesi yapmasını kabul etmiyoruz.

Aliağalılar olarak taleplerimiz açık ve nettir:

İsmi geçen geminin Türk karasularına girmesini, Aliağa Limanı’na bağlanmasını istemiyoruz. Aliağa’da gemi söküm tesislerinin kapatılmasını bekliyoruz. Bunun için başta TBMM’deki vekiller olmak üzere tüm Aliağa kamuoyunu duyarlı olmaya, itiraz etmeye, hukuk zemininde mücadele başlatmaya çağırıyoruz. İsmi geçen geminin Türk karasularına girmesine izin veren Denizcilik ve Ulaştırma Bakanlığı’nın aksi bir iddiası varsa, başta asbest olmak üzere geminin içerdiği zehirli ve tehlikeli maddelerle ilgili Aliağalılara bilgi verilmesini talep ediyoruz.

Şu unutulmamalıdır: Türkiye Avrupa’nın, Aliağa Türkiye’nin çöplüğü değildir. Başka bir Türkiye, başka bir Aliağa yoktur. Ve çocuklarımıza yaşanabilir bir kent ve ülke bırakmak bizlerin tarihsel ve insani sorumluluğudur.

Saygılarımızla.

 

alçep